Oturum Aç

Skip Navigation LinkshaberlerTermHolder

KDV İle İlgili Yaptığımız Çalışmada Oran İndirimi Söz Konusu Değil

Maliye Bakanı Naci Ağbal, “KDV ile ilgili yaptığımız çalışmada bir oran indirimi asla söz konusu değil” dedi.

Ağbal, A Haber canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Büyüme rakamlarını değerlendiren Ağbal, Türkiye ekonomisinin yakaladığı büyüme performansının devam edeceğini, öncü göstergelerin de buna işaret etiğini söyledi.

 

Ekonominin yılın üçüncü çeyreğinde, ilk iki çeyrekten çok daha güçlü bir şekilde büyüyeceğini vurgulayan Ağbal, “Türkiye ekonomisi 2017 yılının sonunda çok rahat bir şekilde yüzde 5'in üzerinde bir büyüme gösterecek. Türkiye, 2009 global krizinden nasıl diğer ülkelerden farklılaşarak hızlı bir çıkış yakalamışsa, şu anda da 15 Temmuz darbe girişiminin ekonomide meydana getirdiği şok karşısında birtakım uluslararası yatırım bankaların beklentilerinin aksine kendisini bir daha gösterdi ve büyüme hikayesini orta vadede sürdürecek yeni bir ivmeye girmiş oldu." diye konuştu.

 

Bakan Ağbal, “Büyüme rakamlarında bir revizyon yapmayı düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine de yakın bir zamanda açıklanacak yeni Orta Vadeli Programda (OVP) 2017 yılı için daha önce açıklanan yüzde 4,4'lük büyüme oranının yukarı yönlü revize edileceğini bildirdi.

 

Bu dönemdeki büyümenin kamu harcamalarından kaynaklanmadığına işaret eden Ağbal, farklı dinamikler nedeniyle istenilen düzeyde artmayan makine teçhizat harcamalarını artırmak için de gerek KOSGEB destekleri gerekse de vergisel birtakım destekler üzerinde çalışıldığını ifade etti.

 

- (Faiz oranları) Aşağı gelmesini inşallah başaracağız"

Yüksek faiz oranlarına ilişkin gelen şikayetlerin sorulması üzerine de Ağbal, arz ve talep koşulları, dış ekonomik koşullar, dış piyasalardaki faiz oranları ve içerideki ekonomiye ilişkin genel beklentilerin hepsinin bir bütün olarak faiz oranlarını etkilediğini söyledi.

 

Reel sektörün haklı olarak faiz oranlarının yüksekliğinden şikayet ettiğini dile getiren Ağbal, şunları kaydetti:

 

“Ekonomi yönetimi olarak, Hükümet olarak faiz oranlarının aşağıya gelmesini sağlayacak genel ekonomik koşulları, bunu sağlayacak diğer tedbirleri almak bizim görev ve sorumluluğumuz. Bunlardan en önemlisi enflasyonun aşağıya çekilmesi. Diğer koşullara bakıldığında, özellikle finansal piyasalardaki kırılganlığın tamamen ortadan kalktığını söyleyebiliyoruz. Yani Türkiye'de piyasalarda bir dalgalanmadan bahsetmek mümkün değil, son derece olumlu gelişmeler var. Kredi Garanti Fonu'ndan geri dönüşler başladı. Burada kredi kaynak maliyetlerinin aşağı yönlü gittiğini de görüyoruz. Dolayısıyla, gerek Hükümet olarak bizim yapacağımız çalışmalar, gerekse bankalarımızın bu konuda atmaları gereken adımlar hep beraber bir araya gelecek ve inşallah faiz oranları enflasyonun da aşağıya gelmesiyle beraber aşağı yönlü gelecek. Kimse faiz oranları düşüktür diyemez, gerçekten Türkiye'de yüksek ve bunun aşağı gelmesi en başta ekonomimizin, reel sektörün, hatta bankaların da yararına olan bir şeydir, bunu da inşallah başaracağız."

 

- “Türkiye'de kriz ihtimali söz konusu değil"

Her sonbaharda Türkiye'de kriz söylentilerinin çıkarıldığının hatırlatılması üzerine de Ağbal, “Türkiye ekonomisinde ne Eylül ne Aralık ne de gelecek sene için bir kriz ihtimali söz konusu değildir, çok açık ve net söylüyorum." dedi.

 

Gerek dış ekonomik gerekse de dış finansal koşulların da Türkiye'nin lehine olduğuna işaret eden Ağbal, ihracat, üretim, yatırım ve talep kanallarında da son derece olumlu gelişmelerin olduğunu ifade etti.

 

Maliye Bakanı Naci Ağbal, şöyle devam etti:

“Ekonominin reel tarafı sağlam,  finans tarafında da bütün göstergeler olumlu gidiyor. Dış tarafta baktığımız zaman belki FED kaynaklı, Avrupa Merkez Bankası kaynaklı farklı beklentiler vardı ama özellikle son bir iki aydır global ekonomideki gelişmeler bu kanalda da, yani küresel faiz oranlarında da veya küresel likidite de önümüzdeki dönemde bir sıkılaşmanın olmayacağına işaret ediyor.

 

Birtakım yerlerde analist unvanını kullanarak bu söylemleri geliştirenlere de gerçekten artık gülüyoruz. Ben piyasayı sürekli gözlemleyen, sürekli piyasanın içinde olan biriyim. Şu anda reel sektörde güven en yüksek noktada. Reel sektörde alan da satan da üreten de yatırım yapan da ihracatçıda da yüzler gülüyor. Bankacılık sektörümüz, gerçekten bütün rasyolar itibariyle son derece güçlü. Bütçe itibariyle baktığımızda kamu maliyesi dengeleri, ekonominin konjonktürel gelişmelerine paralel olarak bir miktar genişleme gösterse de çok ciddi bir mali alanımız var. Hiçbir zaman için bütçe disiplininden vazgeçmediğimizi söylüyoruz ve rakamlar da bunu işaret ediyor. Onun için artık bu kriz yaygaracılarına kızmaya bile gerek yok, gülüp geçmek lazım."

 

Hükümet olarak gerek içeride gerekse de dışarıda ülke güvenliğini etkileyen iç ve dış düşmanlara karşı yoğun bir mücadele verdiklerinin altını çizen Ağbal, “Allah güvenlik güçlerimizden razı olsun, canları pahasına son 1 yıldır terör örgütlerine karşı yoğun bir mücadele veriyorlar. Artık teröristler kaçacak delik arıyor. Güvenlik noktasında sağlanan başarı da nazar değmesin, çok güzel gidiyor. Hükümet olarak terörle mücadele konusunda ortaya koyduğumuz kararlılık sayesinde ortaya çıkan güvenlikteki risklerin yönetilmesi, güvenliğimize tehdit oluşturan unsurların bertaraf edilmesi de ekonomideki bu başarının en önemli unsurlarından biridir." dedi.

 

- “Kura ilişkin tahmin söylemek yanlıştır"

Döviz kuruna ilişkin beklentilerinin sorulması üzerine de Ağbal, kurun seviyesinin tamamen piyasa tarafından belirlendiğini söyledi.

 

Herkesin gönlünden geçen bir kur seviyesinin olabileceğini ancak kuru ekonominin kendi parametrelerinin belirlediğini dile getiren Ağbal, şöyle konuştu:

“Türkiye ekonomisi için önemli olan kurda istikrar. Şu anda özellikle 16 Nisan sonrası dönemde oluşan siyasi belirginlik ve ekonomide gelinen nokta, kurdaki istikrarsızlığı ortadan kaldırdı. Son 6 aydır finansal piyasalarımız gayet olumlu gidiyor. Borsa yukarıya gidiyor, kur olağanüstü koşulların getirdiği yüksek seviyelerinden normal seviyelere indi. Kura ilişkin bir tahmin söylemek, şurası doğrudur, burası doğrudur demek yanlış iştir. Herkes işine gücüne baksın."

 

Kur tahmini yapmakla ekonomist olunmadığını vurgulayan Ağbal, Hükümet olarak görevlerinin kurda oynaklığa neden olacak sorunları çözmek, onları aşmak ve ekonomide istikrarı yakalayıp kurdaki belirsizliği ortadan kaldırmak olduğunu, bunu da yaptıklarını söyledi.

 

- “(Bazı sektörlere getirilen vergi indirimleri) Eylül sonunda bitecek"

Bazı sektörler için getirilen vergi indirimlerinin devam edip etmeyeceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Ağbal, şunları kaydetti:

 

“Bunlar geçici vergi indirimleriydi. Şunu görüyoruz. Bu sektörlerde yaptığımız indirimler amacını karşıladı, bu sektörlerde talep arttı, aslında talep öne de geldi, bu sektörlerde bir canlanma oldu. Hatta talep öyle çok canlı ki firmalar bu defa kendileri fiyat artışlarına gitme yoluna bile gittiler. O açıdan şu anda Türkiye ekonomisinin büyümede yakaladığı ivme, iç talepte gösterdiği performans bu indirimlerin devamını gerekli kılmıyor. Bizim mali alan konusunda hassas olmamız lazım. Onun için burada konutta, beyaz eşyada ve mobilyada yaptığımız indirimlerin Eylül sonu geldiğinde bitmesi ve ondan sonra orta vadeli program çerçevesinde özellikle ekonominin üretim ve yatırım tarafında, özellikle makine teçhizat tarafında belki teşvik edici birtakım düzenlemelerin ve programların yapılması gerekiyor."

 

Vergilerde bir artış olup olmayacağına yönelik soru üzerine de Ağbal, 2017 yılsonuna kadar herhangi bir şekilde vergilerle ilgili bir düzenleme yapma planı bulunmadığını bildirdi.

 

- “(Emlak vergisi değerleri) Alınması gereken tedbir var mı, çalışıyoruz"

Emlak vergilerinde meydana gelen artışların ve vatandaşların şikayetlerinin hatırlatılması üzerine de Bakan Ağbal, mevcut mevzuata göre emlak vergisi değerlerinin tamamen belediyelerde oluşturulan komisyonlar tarafından belirlendiğini söyledi.

 

Maliye Bakanı Naci Ağbal, bu değerlere vatandaşın mahkemelerde itiraz edebildiğine işaret ederek, şu bilgileri verdi:

 

“Tabii kamuoyuna intikal eden çeşitli şikayetler var. Özellikle belirli bölgelerde emlak vergisi değerinin bir kat, iki kat arttığı şeklinde şikayetler geliyor. Biz de Maliye Bakanlığı olarak gelen şikayetleri dikkatle inceliyoruz. Ekonomik realitesine bakmak lazım. Özellikle çok ciddi anlamda emlak fiyatlarının arttığı, çok değer kazandığı bölgeler var. Maliye Bakanlığı olarak çalışıyoruz. Ekonomik realitelerle uygun olmayan, vatandaşın gerçekten katlanamayacağı ve değer artışını haklı göstermeyecek durumlara ilişkin olarak alınması gereken bir tedbir var mı, teknik çalışmasını yaptıktan sonra bunu Hükümetimize sunarız. Eğer bu konuyla ilgili vatandaşımızın olağanüstü bir yükle karşılaşmasına neden olan bir gelişme varsa bunu kontrol altına alacak bir düzenlemeyi de yaparız. 4 yılda bir yapılan bu değerlendirmenin gerçekten ekonomik gerçeklerle uygun olması lazım. Yoksa sadece çok vergi toplamak için olağanüstü fiyat artışlarını ekonomik gerçeklerden bağımsız yaparsanız o zaman Hükümet buna sessiz kalmaz, gereğini yapar."

 

- “KDV'de oran indirimi söz konusu değil"

KDV reformuna ilişkin çalışmaların ne aşamada olduğunu da anlatan Ağbal, “KDV ile ilgili yaptığımız çalışmada bir oran indirimi asla söz konusu değil." dedi.

 

Birçok ülkenin KDV uyguladığına işaret eden Ağbal, Türkiye'deki genel oranın yüzde 18 olduğunu ifade etti.

 

Söz konusu genel oranda hiçbir şekilde indirim planlamadıklarını vurgulayan Ağbal, Türkiye'nin AB ülkeleri arasında genel KDV oranı en düşük ikinci ülke konumunda bulunduğunu, dolayısıyla KDV'de oran indiriminin asla yapılan çalışmanın bir parçası olmadığını sözlerine ekledi.