Sivil Savunma

Ana Sayfa I Sivil Savunma

 

SİVİL SAVUNMA (VEB)

            Sivil Savunma: Düşman taarruzlarına tabii afetlere ve büyük yangınlara karşı halkın can ve mal kaybının en asgari hadde indirilmesi, hayati ehemmiyeti haiz her türlü resmi ve özel tesisi ve teşekküllerin korunması ve faaliyetlerinin idamesi için acil tamir ve ıslahı, savunma gayretlerinin sivil halk tarafından azami surette desteklenmesi ve cephe gerisi maneviyatının muhafazası maksadıyla alınacak her türlü silahsız koruyucu ve kurtarıcı tedbir ve faaliyetleri ihtiva eder.
Topyekün savunmanın en önemli unsurlarından biri olan Sivil Savunma teşkilatının 7126 Sayılı Sivil Savunma Kanununda belirtilen görevleri;

-Savaş zamanı halkın can ve mal kaybının en aza indirme,
-Afetlerde can ve mal kurtarma,
-Büyük yangınlarda can ve mal kaybının azaltma,
-Yok olmaları veya çalışamaz hale gelmeleri durumunda yaşamı büyük ölçüde etkileyecek olan resmi ve özel kurum ve kuruluşların korunması ve onarılması,
-Savaş zamanı her türlü savunma faaliyetlerinin sivil halk tarafından desteklenmesi;
-Cephe gerisinde halkın moralinin kuvvetlendirilmesi;
şeklinde düzenlenmiştir.
Ancak şunu unutmamak gerekir ki nitelik olarak Sivil Savunma;
SİLAHSIZ,
KORUYUCU,
KURTARICI
Önlem ve faaliyetler bütünüdür.

TARİHÇESİ:
Yurdumuzda sivil halkın korunmasına ilişkin önlemlerin başlangıç tarihi 1928’dir.
Bu yılda “Cephe Gerisinin Havaya Karşı Müdafaa Muhafazası” adı altında bir Talimatname çıkarılmıştır.Bu tarihten itibaren çeşitli düzenlemelerle yönetilen hizmetler 1938 yılından itibaren 3502 sayılı PASİF KORUNMA KANUNU ile yürütülmeye çalışılmıştır.Daha sonra 7126 sayılı SİVİL SAVUNMA KANUNU çıkarılarak 28 Şubat 1959 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

            Sivil Savunma Genel Müdürlüğü'nün görevleri, 7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu ile 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'da yer almaktadır. Bunlar;

1. Sivil savunma hizmetlerini yurt düzeyinde teşkilatlandırmak, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarda bu hizmetlerin planlanmasını, uygulanmasını ve koordinasyonunu sağlamak ve denetimini yapmak,

2. Her türlü silahsız, koruyucu ve kurtarıcı tedbirleri, acil kurtarma ve ilk yardım faaliyetlerini planlamak ve yürütmek,

3. Yangından korunma ve önleme tedbirlerini, itfaiyenin standartlarını tespit etmek, personeli eğitmek, denetlemek ve koordinasyonu sağlamak,

4. Sivil savunma personelini eğitmek ve halka sivil savunma bilgileri vermek,

5. Sivil Savunma arama ve kurtarma birlikleri ile ekiplerini hazır halde bulundurmak, gerektiğinde göreve sevketmek,
6. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile binalardaki sığınakların kontrolünü yapmak, kayıtlarını tutmak, şehir içindeki genel sığınak olabilecek yerleri belirlemek ve buralarda gerekli düzenlemeyi yaptırmak,

7. Afetlerde kurtarma, ilkyardım, acil iaşe ve geçici barındırma hizmetleri vermek,

8. Düşman saldırılarına karşı halkın önceden uyarılması için erken haber alma, ikaz ve alarm sistemlerini kurmak ve işletmek,

9. Barış dönemlerinde halktan seçilmiş ve eğitilmiş sivil savunma yükümlülerini göreve sevketmek.

MÜLKİ İDARE AMİRLERİNİN SORUMLULUKLARI
İçişleri Bakanlığınca tespit ve tebliğ olunacak esaslar çerçevesinde kendi mülki hudutları içinde sivil savunma teşkilatı ve tesisatının kurulmasından, donatılmasından, sevk ve idaresinden, denetiminden ve bölgelerine yöneltilecek düşman saldırılarına, doğal afetlere ve büyük yangınlara karşı barıştan itibaren sivil savunmayı fiilen gerçekleştirmekten bizzat mülki idare amirleri sorumludurlar.

Sayfa Başı

SİVİL SAVUNMA UZMANLIĞININ GÖREVLERİ;
Sivil Savunma İdaresi Taşra Teşkilatı ile Daire,Müessese ve Teşekküller Sivil Savunma Personelinin Görev ve İşbölümü Hakkındaki Yönetmeliğin 9. maddesinde; Sivil Savunma Uzmanlarının Sivil Savunma Görev ve hizmetlerin hazırlanmasından, planlanmasından ve yürütülmesinden esas sorumlu bulunan daire, müessese ve teşekkül amirlerinin bu konularda yardımcısı, müşaviri, koordinatörü ve düzenleyicisidir denilmekte olup, bu maddenin devamı olan 10. maddede ise Sivil Savunma Uzmanının görevleri aşağıda belirtilmiştir.

Sivil Savunma Uzmanları bulundukları daire, müessese ve fabrikaların;

1-     Sivil Savunma Planlarını hazırlamak,

2-     Bunlara bağlı veya denetlemelerine tabi daire,müessese ve teşekküllerin sivil savunma planlarını hazırlamak,

3-     İlgililerle de işbirliği halinde planlanan işlerin gerçekleştirilmesini,değişiklik ve yeniliklerinin işlenmesini,icabında uygulanmasını takip ve tedvirini sağlamak,

4-     Gerekli sivil savunma tesis,malzeme ve teçhizatının tedarik ve teminini,mevcutların bakım ve korumalarını takip etmek,

5-     Sivil savunma ekiplerinin kuruluş ve eğitimlerini yaptırmak,

6-     Sivil savunma için lüzumlu ödeneklerin bütçeye konulmasını,konulanların sarf ve yerlerini teklif, tespit ve takip etmek,

7-     Çalışma raporlarını hazırlamak,

8-     Sivil Savunma mevzuat ,yayın ve emirlerini devamlı suretle izlemek,incelemek ve gereklerinin bulundukları daire,müessese ve fabrikalarda uygulamasını teklif,tavsiye ve takip etmektir.

 

Sayfa Başı

İLK YARDIM BİLGİLERİ

A. TANIMI ;
Aniden hastalanan veya kazaya uğrayan kişinin hayatını kurtarmak ve doktora ulaştırılıncaya kadar, o andaki durumunun daha kötüye gitmesini önlemek için mevcut malzemelerle yapılan yardıma ilk yardım denir. İlk yardımı yapan kimse ne kadar bilgili olursa olsun doktorun yerini tutamaz. Bu husus unutulmamalıdır.

B. İLKYARDIMIN ÖNEMİ ;
Yaşamı boyunca insan, ilkyardımı gerektiren durumlarla her zaman karşılaşabilir. Zamanında yapılacak basit ve etkili bir ilk yardımla hasta veya yaralının hayatı kurtarılabilir.

C. İLK YARDIMDA TEMEL İLKELER ;

TEŞHİS: Teşhis için önce hastanın veya yaralının hikayesi öğrenilir. Sonra belirtiler ve bulgular saptanır.

TEDAVİ: Hasta için en uygun ilkyardım, zamanında ve zarar vermeden uygulanır.

TAŞIMA: Teşhis ve tedavi yapıldıktan sonra en yakın sağlık kurumuna uygun koşullar içinde taşınır.

D. İLK YARDIMIN TEMEL KURALLARI:
Hasta veya kazazedenin emniyetini sağlayın
Yatırıp, dinlendirin.
Kaza yerini işaretleyin.
Paniği önleyin, kalabalığı dağıtın.
Temiz hava sağlayın, hastayı sıcak tutun, sıkı giysilerini gevşetin.
Hasta veya kazazedeyi iyice muayene edin.
Müdahaleyi süratle, sakin ve gerektiği kadar yapın.
Düzenli solunum sağlayın.
Kanamayı durdurun.
Şoku önleyin.
Bilinci yerinde olmayanlara yiyecek ve içecek vermeyin
Gerekiyorsa tıbbi tedavi için doktor sağlayın.
Bilmediğiniz durum varsa, ısrar etmeyin.

E. KANAMALARDA İLK YARDIM;
Çeşitli nedenlerle kanın damar dışına çıkmasına kanama denir. Yetişkin bir kimsede 5-6 kg. kan vardır. 1-1,5 kg. kan kaybeden bir insanın hayatı tehlikeye girer. O HALDE KANAMALARI HEMEN DURDURMAK GEREKİR. Kanamaları kanın aktığı yere göre iç ve dış kanama olmak üzere ikiye ayırabiliriz.

1. İç kanamalar ;
İç organlardaki dokuları besleyen kan damarlarının yırtılması veya zedelenmesi sonucu kanın damarlardan vücut boşluklarına akmasında denir.
İç kanamaları kişiyi ölüme götürebilir.
Bulguları;
-Baygınlık hali, baş dönmesi,
-Yüzde, dudaklarda ve parmak uçlarında solukluk,
-Huzursuzluk, -Derinin nemli ve soğukluğu, -Susama hissi,
-Hızlı ve zayıf nabız, nabzın güçlükle hissedilmesi,
-Hızlı solunum,
-Hava açlığı hissetmesi (Sanki hava alamıyormuş gibi bir hisse kapılması),
-Bilincin azalması ve en sonunda bilincin kaybolması.
Yapılacak ilk yardım;
-Yaralı sırt üstü yatırılır.
-Baş yana çevrilir.
-Şoka karşı tedbir alınır.
-Ağızdan yiyecek-içecek verilmez.
-Sarsmadan ambulans veya sedye ile hastaneye götürülür.

2. Dış Kanamalar ;
Kanın damardan vücut dışına çıkmasına dış kanama denir. Dış kanama genellikle yaralanmalar sonucu olur ve atardamar, toplardamar, kılcal damar kanamaları şeklinde görülür.

3.Dış Kanamaları Durdurucu Yöntemler ;
a. Parmakla Basınç Yapma
Yara ufak ve kanama az ise; Yara üzerine temiz bir bez ya da pansumanla BASTIRINIZ.
b.Basınçlı Pansuman (Tampon)
Yara içindeki yabancı cisimleri çıkarmadan yara üzerine temiz bir pansuman koyduktan sonra kravat, eşarp veya varsa sargı bezi ile sıkıca SARINIZ.
c. Kanayan Yerin Yüksekte Tutulması
Yaralı veya kanayan kısmın kalp seviyesi üzerine yükseltilmesi ile kanama oldukça azalır hatta durulabilir.
d. Damar Üzerine Basınç Yapılacak Tazyik Noktaları
Şakak bölgesi: Kulak önüne parmağınızla bastırınız.
Yüz bölgesi: Kanamanın olduğu taraf alt çene kemiğinin orta kısmına parmağınızla bastırınız.
Baş ve yüzün bir bölgesinde:
-Önce yaralının arkasına geçiniz. -Hastanın başını kanayan yana doğru eğiniz. -Dört parmakla alt çene köşesinin hemen altına (kanayan tarafta) boyuna BASTIRINIZ.
Kol bölgesinde (Omuz ve üst kol):
-Yaralının önüne durunuz. -Başını kanayan tarafa doğru eğiniz. -Baş parmağınızla o taraf köprücük kemiğinin üçte bir iç kısmının arka ve alt tarafına doğru BASTIRINIZ.
Bacak bölgesinde:
-Yaralıyı sırt üstü ve düz yatırınız.
-Kanayan tarafta yer alınız.
-Kasık kıvrımının üçte bir kısmından geçen atardamarı sıkıştıracak bir kuvvetle bastırınız.
-Kalp seviyesinin yukarısına kaldırınız.
e. Boğucu Sargılama (Turnike)
Boğucu sargılama; kol ve bacaklardaki büyük kanamalarda atardamarı, deri ile kemik arasına sıkıştırarak kanamayı durdurma yöntemidir. Tek kemikler üzerine uygulanır. (Kolda pazı, bacakta uyluk kemiğine uygulanır). Uygulamada dar sargı, kravat, kemer, eşarp, mendil, ince lastik vb. malzeme kullanılabilir. Kesinlikle tel, kablo, zincir v.b. kullanılmamalıdır.Turnike uygulaması sonucu meydana gelen doku harabiyeti ve bunun ortaya çıkardığı istenmeyen etkiler nedeniyle günümüzde turnike uygulanmamaktadır.
Ancak, aşağıda belirtilen özel durumlarda başka bir şey yapılamıyorsa turnike uygulanır.
-Çok sayıda ciddi yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilk yardımcı varsa, kanamayı durdurmak ve daha sonra diğer yaralılar ile ilgilenmek gerekiyorsa,
-Yaralının güç koşullarda bir yere taşınması gerekiyorsa (örneğin, engebeli bir arazi geçilecekse), taşıma sırasında kanamayı durdurmak amacıyla,
-Uzuv kopması varsa ve kanama yerine en yakın atar damara baskı uygulaması yetersiz kalmışsa hasta/yaralıya turnike uygulanabilir.

f. Boğucu Sargılama Uygulanması
-Boğucu sargılama uygulanacak yer tespit edilir.
-Boğucu sargılama malzemesi sıkıca 2-3 kez sarılır ve bağlanır. -Sıkıştırma çubuğu (turnike ağacı) yerleştirilir tekrar bağlanır.
-Kan duruncaya kadar sıkıştırma çubuğu döndürülür, kan durunca çubuk sabitleştirilir.
-Boğucu sargı bağlandıktan sonra uygulama zamanı bir kağıda kaydedilir ve görülecek şekilde vücuda asılır.
-Her 20 dakikada bir 5-10 saniye boğucu sargı gevşetilir.
-Turnike bir saatten fazla uygulanmamalı şayet uzun kalacaksa gevşetme aralıkları sıklaştırılmalıdır.
-Kol ve bacak kopmaları varsa, temiz bir poşet içine konulan kopan uzuv buz ve su bulunan ikinci bir poşetin içine konularak kazazede ile birlikte tam teşekküllü bir hastaneye götürülmelidir.

F. YARALANMALAR ;
Çeşitli nedenlerle vücut dokularının bütünlüğünün bozulması ya da bir kısmının kaybına yara denir.
1. Yaralanmalarda İlk Yardım ;
a. Yapılması Gerekenler ;
-Yaralıyı emniyetli bir yere alarak oturtunuz veya yatırınız.
-Ellerinizi sabunlu su ile yıkayınız.
-Varsa önce kanamayı durdurunuz.
-Yara üzerinde giysi varsa dikiş yerinden sökünüz veya kesiniz.
-Yara çevresinde kılları temizleyiniz.
-Yara üzerine pansuman koyduktan sonra yara etrafını sabunlu su ile temizleyiniz ve yaraya değmeyecek şekilde tentürdiyot sürünüz.
-Yara kirli ise yarayı merkezden, dış çevreye doğru ılık sabunlu su ile yıkayınız.
-Yara üzerine pansuman koyup, sargı bezi ile sarınız.
-Yaralı kısmın altına kalın karton vb. koyup sararak tespit ediniz, dinlendiriniz.
-Ağrıyı, şişliği ve morluğu önlemek için o bölgeye havluya sarılı buz koyunuz.
-Yara içinde batık cisimler varsa, simitçik yapıp koyunuz ve sargı bezi ile sarınız.

b. Yapılmaması Gerekenler ;
-Yara üzerine tentürdiyot ve benzeri antiseptik sürmeyiniz.
-Yara üzerine, yara tozu, pudra, merhem, kül, tütün vb. şeyler koymayınız.
-Batmış olan cisimleri çıkarmayınız.
-Yara üzerine pamuk koymayınız.
-Yaraya ve pansuman malzemesine el sürmeyiniz.

Sayfa Başı

G. YANIKLAR, HAŞLANMALAR VE İLK YARDIM ;
Ateş, sıcak bir cisim, elektrik, radyasyon, asit veya bazla oluşan yaralara yanık; sıcak su, buhar vs. yol açtığı doku bozukluklarına ise haşlanma denir. Vücut dokularının yanma derecelerine göre yanıklar 3 gruba ayrılır.
1.Birinci derece yanık: Bunun en güzel örneği güneş yanıklarıdır. Deri yüzeyi kızarır, hafif şiş oluşur. Yanık bölge duyarlı olup bastırınca ağrır.
2.İkinci derece yanık:Yukarda belirtilenlere ek olarak deri üzerinde içi su dolu kabarcıklar olur. 5 cm2 den daha büyük böyle bir yanığı olan kişiyi hemen hastaneye gönderiniz.
3.Üçüncü Derece yanık: Yanık derinin bütün kalınlığını içine aldığı gibi bazen daha derinlere, kemiğe kadar inebilir. Böyle yanığı olanlar hemen hastaneye gönderilmelidir. Yanıklarla haşlanmalar; şoka, mikrop almaya, solunum zorluğuna sebep olur.
Yanık ve Haşlanmalarda İlk yardım
- Küçük bir yeriniz yanmışsa içinde küçük buz parçaları bulunan su dolu bir kovaya sokunuz yada musluk suyu altına 10 dakika tutunuz. -Yanık veya haşlanmış kısımlara elinizi sürmeyiniz.
-Yanık veya haşlanmış yüzeye temiz bir bez veya pansuman koyunuz. -Yanık nedeniyle deride oluşan içi su dolu kabarcıkları sıkmayınız, patlatmayınız.
-Yanıklı hastayı sakin, ılık bir yerde dinlendiriniz.
-Yanmış giysileri çıkarmayınız. -Yanık üzerine yoğurt, salça, diş macunu sürmeyiniz.
-Yanık bölgesinde bilezik, künye, yüzük varsa keserek çıkarınız.
-Asit yanıklarında, giysilerini çıkarınız, bol su ile yıkayınız. -Baz yanıklarında, asit yanıklarındaki gibi davranınız.
-Elektrik sonucu oluşan yanıklar ile büyük yanıklarda hastayı zaman kaybetmeden hastaneye götürünüz.

H. SOLUNUM SİSTEMİYLE İLGİLİ İLK YARDIM ;
Yaşam için gerekli temiz havanın alınıp kirli hava olarak geri atılmasına SOLUNUM, çeşitli nedenlerle solunum durması haline de BOĞULMA denir.

1. Boğulma nedenleri ;
"Solunum yolu; bilinçsiz olarak dilin arkaya gitmesi, başın öne doğru bükülmesi, yabancı cisim, takma diş, ağızda biriken kanın solunum yolunu kapatması veya solunum yollarının yaralanması, ses tellerinin şişmesi gibi nedenlerle tıkanabilir."
-Çeşitli zehirli gazlar, kafa yaralanmaları gibi nedenlerle santral sinir sisteminin çalışmasının yavaşlaması, suda boğulma ve iple boğulmalar v.b. nedenlerle solunum yavaşlayabilir veya durabilir.
-Kalp durması, şok durumu, elektrik çarpması, karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle de solunum durabilir.
-Göğüs duvarının delici cisimlerle yaralanmaları sonucu da boğulma olabilir.
2. Boğulma belirtileri Duygu ve Bulguları ;
Bunlar boğulmanın derece ve şiddetine göre ikiye ayrılırlar.
a. İlk Safhada Görülenler
-Baş dönmesi ve halsizlik,
-Nefes darlığı, -Nabız sayısının artması,
-Kısmi bilinç kaybı, -Boyun damarlarında şişme,
-Yanak ve dudaklarda morarma ile birlikte yüzde kızarma, kan toplanması.
b. Sonraki Safhada Görülenler
-Dudaklar, burun, kulaklar ve ayak parmakları mavimtırak gridir.
-Solunum kesik kesiktir veya hiç yoktur.
-Nabız yavaş ve düzensizdir.
-Tam bilinç kaybı vardır.
c. Ne Yapmalıyız?
-Boğulmaya neden olan etken ortadan kaldırılır. (yabancı cisim, ağızda takma diş, sakız v.b)-Boyun, çene yere dik olacak şekilde, arkaya bükülür. Çene açılır, dil öne çekilir.
-Ağızdan ağıza yapay solunum yapılır. Solunum yollarının açılması ilk üç dakika içinde yapılmalıdır, beyin daha fazla oksijensizliğe dayanamaz.
3. Suda Boğulmada İlk yardım ;
-Suda boğulma tehlikesi geçiren kişiyi karaya çıkarıp, sırt üstü yatırın.
-Yakasını, kemerini gevşetiniz.
-Takma dişini çıkarınız.
-Ağzının içindeki yabancı cisimleri temizleyiniz. Ağızdan ağıza yapay solunum yapınız. Soluk verdiği zaman kişinin başını yana çeviriniz. Bu hareketi 5-6 kez tekrarlayınız. Böylece; fazla su köpürerek dışarı çıktığı gibi kişiye yeterli solunum da yaptırmış olursunuz.
-Daha sonra ıslak giysileri çıkarıp battaniyeye sarın,
-Yutulan suyu çıkartmak için iki elinizle karnı altından tutarak hastayı yukarı kaldırınız. Bu suretle hava yolundaki suların boşalmasına yardım etmiş olursunuz.

 

4. Ağızdan ağıza Sun'i Teneffüs Metodu ;
-Kişiyi düz bir yere sırtüstü yatırınız.
-Çenesini yukarı gelecek şekilde başını geriye çekerek solunum yollarını açınız.
-Ağız çevresini temizleyiniz.
-Çeneye bastırarak ağzın açılmasını sağlayıp, diğer elinizle burun deliklerini tıkayınız.
-Derin nefes alıp ağızdan ağıza dakikada 12-15 defa üfleyiniz.
-Göğüs kafesinin yükselip, yükselmediğini kontrol ediniz.
-Solunum normale dönünceye kadar veya hastaneye ulaştırıncaya kadar işleme devam ediniz.

I. ELEKTRİK ÇAPRMASINDA İLK YARDIM ;
Elektrik çarpması sonucunda kas krampları, kırıklar, sinir felci, solunum merkezinin felci, solunum ve kalbin durması olabilir.
-Kesinlikle kendinizi tehlikeye atmayınız.
-Elektrik fişi size yakınsa çekiniz.
-Sigortayı çıkarınız.
-Kuru tahta, sopa, ip, deri kemer yada kuru gazete tomarı ile yaralının elektrik teli ile olan ilişkisini kesiniz.
-Varsa yanık tedavisi uygulayınız.
-Bilinçsiz ve soluk alamıyorsa ağızdan ağıza yapay solunum yapınız.
-Bilinçsiz fakat soluk alıyorsa, şok durumunu önleyiniz, ayaklarını yukarı kaldırınız. Nabız alınamıyorsa kalp masajı yapınız.
-Bilinçli ve soluk alıyorsa, sakin olarak dinlendiriniz. Kendisine gelince ambulansla hastaneye gönderiniz.

J. ŞOK ;
Kelime anlamı SARSILMA demektir. Dolaşım sistemindeki kanın çeşitli nedenlerle azalması, hücrelere yeterli oksijenin gelmemesi sonucu ortaya çıkar.
1.Belirtileri ;
-Kaza yerinde sessiz, sakin, hiç hareket etmeyen bir yaralının bilinci yerinde olmayabilir.
-Deri soğuktur ve soluktur,
-Soğuk ve yapışkan bir terleme görülür,
-Gözler göz çukuruna batmış şekilde sanki burnu sivrilmiş gibidir.
-Nabız zayıftır ve hızlıdır. -Solunum hızlanmıştır.
2. Yapılması Gerekenler;
-Uygun bir yere sırtüstü yatırınız.
-Etrafındaki kalabalığı dağıtınız.
-Az hareket ettirmeye çalışınız.
"Beynin kan dolaşmasını ve çalışmasını kolaylaştırmak için başta kanama yoksa başı 150-300 aşağı getirip, ayak ucunu 30-40 cm kaldırınız."
-Solunum yolu tıkanıklığı varsa gideriniz.
-Gerekirse yapay solunum ve kalp masajı yapınız.
-Kanaması varsa kanamayı durduracak önlemi alınız.
-Kırık varsa atel ile tespit yapınız.
-Soluk almakta güçlük çekiyorsa baş ve göğüs kısmını hafifçe yükseltiniz.
-Battaniye ile örtünüz.-Yaralı bilinçsiz ise katı yiyecek-içecek vermeyiniz.
-İhtiyaç durumunda dudakları ve dili birkaç damla su ile ıslatınız.

K. BİLİNÇ KAYBI (HİSSİZLİK) VE İLK YARDIM ;
Bilinç kaybı, beynin çalışmasındaki geçici bir duraklamadır.
Bilinç Kaybında İlk Yardım;
*Yaralı veya hastaya temiz hava sağlayınız ve solunum yollarının tıkanmasını önleyiniz.
*Solunum bozulmuş veya durmuşsa suni solunum yaptırınız.
*Solunum gürültülü değilse baş ve sırt hafifçe kalkık, hastayı sırt üstü yatırınız, başı bir tarafa çeviriniz.
*Solunum gürültülü ise hastayı yan yüzükoyun yatırınız.
*Giysilerinin boyun, göğüs ve bel kısımlarını gevşetiniz.
*Battaniyeye sarınız, sıcak uygulama yapmayınız.
*Yiyecek ve sulu şeyler vermeyiniz.
*Hastayı yalnız bırakmayınız.
*Mümkün olan süratle tıbbi müdahaleye naklediniz.

L.PANSUMAN VE SARGILAR;
Pansuman: Bir yara veya harabiyete uğramış vucut kısmının temizlenip mikropsuz (steril) örtüyle kapatılmasıdır.
Pansumanın amacı;
-Kanamayı durdurmak,
-Yaraya dışarıdan mikrop girmesini önlemektir.
-Yaranın kısa zamanda iyileşmesine yardımcı olmaktır.
Pansuman çeşitleri;
-Koruyucu Pansuman,
-Emici Pansuman;
-Basınçlı Pansuman,
-Yaş pansuman (soğuk, sıcak)

1.Pansuman Yapılırken Dikkat Edilecek Hususlar;
-Pansuman yapmadan önce mümkünse eller akarsu altında sabunla yıkanmalıdır.
-Pansuman yapılırken yara üzerine öksürme, aksırma ve tıksırma yapılmamalıdır.
-Yarayı temizlerken, yara dışarı doğru temizlenmelidir.
-Pansuman malzemelerinin yaraya gelecek tarafın ellenmemesine ve hatta parmakla bile dokunulmamasına dikkat edilmelidir.
-Göze yakın yerde alkol kullanılmamalıdır.
-Açık yaralarda yaş pansuman kullanılmamalıdır.

2.SARGI ;
Pansuman malzemelerini yarinde tutmak, organları uygun bir şekilde sarmak, tespit etmek, gerektiğinde ö bölge üzerinde basınç uygulamak vücudun o kısmının hareketini azaltmak yada bütünüyle engellemek ve vucudun bir kısmının kan akımını azaltmak amacı ile kullanılan malzemeye denir.

3.SARGI ÇEŞİTLERİ ;
a.Silindir Sargılar
b.Üçgen Sargılar
c.Özel Sargılar

M. KIRIKLAR-ÇIKIKLAR-BURKULMALAR ;
1. Kırıklar ;
Herhangi bir kuvvet zoru ile kemik bütünlüğünün bozulmasına KIRIK denir. Çeşitleri:
-Açık Kırık
-Kapalı Kırık
-Müşterek Kırık (Mide, bağırsak, ciğer, beyin gibi önemli organların tahribatıyla birlikte görülen kırıklardır)
a. Kırıklarda Genel Duygu ve Bulgular ;
-Kırık yerinde ve yakınında ağrı,
-Dokunmaya karşı hassasiyet,
-Şekil bozukluğu,
-Şişlik, morluk,
-Hareketsizlik ve kuvvetsizlik,
-Kırık kemiklerin birbirine sürtünme sesi.
b. Kırıklarda Genel Tedavi Kuralları ;
-Eğer deride yara varsa üzerine steril bir pansuman yada mendil koyup sarınız.
-Yara içinde görülen kemik parçalarını çıkarmaya çalışmayınız. Kanama yapabilir. Damar ve sinirleri yaralayabilirsiniz. O kısmın üzerine steril pansuman koyunuz. Sonra bir bezi simit şeklinde katlayıp delik olan kısmı ortaya gelecek şekilde yerleştiriniz. En üst kısmına kalın pamuk ya da sünger tabakası koyunuz.Sarınız.
-Kırık olup olmadığını önce elbisesi üzerinden hafifçe elle muayene ederek saptamaya çalışınız. -Önce sağlam tarafın, elbise kolunu çıkarınız. Gerekirse elbise yerini dikiş yerinden sökünüz ya da kesiniz.
-Elle hoyratça muayene etmeyiniz. Kırık yerini oynatmayınız. Ağrı şoka yol açabilir. Kırık kemik uçları damar ve sinirleri yaralayabilir.
-Kırık uçlarını hareketsiz hale getirmek için kırık yerini tespit ediniz. Kol yada bacağın her iki yanına kalın karton ya da tahta koyup sargı bezi, eşarp, kravat yada gömlek parçaları ile sarınız.
-Tespit için kullanılan karton, tahta gibi gereçler kırık yerini bir üst birde alt tarafındaki eklemlerin ötesine kadar gelecek uzunlukta olmalıdır. Bu araçlara atel adı verilir. Atellerin deriye gelen kısımları pamuk ve bezlerle beslenmelidir.
-Şok varsa önleyiniz.
-Kanama varsa bilinen önlemlerle kanamasını durdurunuz.
-Kırık yerin üzerine havluya sarılı buz torbası koyunuz.
-Yaralıyı battaniye ile örtünüz. Dinlendiriniz.
-Yaralı kısmı kalp seviyesinin yukarısına kaldırınız.
-Kırılan organı hangi durumda bulduysanız o durumda tespit ediniz. Kırığı yerine koymaya çalışmayınız. Gereksiz dokunmalardan kaçınınız.
-Yaralıyı ambulansla ortopedi ve travmatoloji kliniğine götürünüz.
c. Omurga Kırıklarında İlk Yardım ;
Çoğu kez yüksek bir yerden düşme ya da trafik kazaları sonucu omurgada kırık ve bazen içinden geçen omurilikte değişik derecelerde yaralanmalar olabilir.
-Yaralıyı muayene etmeden, belinde ya da boynunda ağrısı, başka bir şikayeti olup olmadığını sormadan döndürmeyiniz. Ayağa kaldırmayınız.
-Kesin tanı bilinmedikçe belinde ağrısı olan böyle bir yaralıda kırığın da olabileceğini unutmayınız. Kırık olmadığı kesin olarak saptanıncaya kadar kırık var gibi hareket ediniz.
-Eğer omurgasında bir kırıktan şüpheleniyorsanız, yaralıyı yerinden kaldırmadan altına genişçe bir tahta ya da kapı yerleştiriniz.
-Baş ve boyunun her iki yanına ayakkabılarını ve katlayarak elbiselerini koyarak boynunun oynamasını engelleyiniz. Eğer elinizde kum torbası varsa onu da koyabilirsiniz. Naylon torba içine kum veya toprak doldurarak kum torbası yapabilirsiniz.
-Yaralıyı omuzlar, havsala, uyluk, dizaltı ve ayak bileğinin üzerinden geçecek  şekilde geniş bezlerle tahtaya bağlayınız. Böyle taşıyınız. Röntgen çekilip kesinlikle kırık olmadığı saptanmadıkça ayağa kaldırmayınız.
-Aksi durumda kendiliğinden iyi olabilecek bir omurga kırığı, yaralı kişinin kaba muayenesi, ayağa kaldırılması ya da uygun olmayan taşıma koşulları nedeniyle omurilik zedelenmesi olabilir. Bunun sonucu bacaklarda felç, halsizlik, idrarı ve büyük abdestini tutamaması gibi çok önemli sonuçlar doğurabilir.
-Yara varsa steril pansuman koyunuz.
-Şok durumuna göre önlem alınız.
-Ağrısını dindiriniz.

Sayfa Başı

d.Parmak Kırıklarında İlk Yardım ;
-Kırık olan parmak altına parmak genişliğinde bir tahta yada eğer elinde varsa hazır dar bir alüminyum şerit (atel) koyarak sarınız. Gerekirse kırık parmağı; yandaki sağlam parmağa flasterle ya da sargı bezi ile sararak tespit ediniz.
-Kırık tarafı kalp seviyesinin üzerinde tutunuz.
-Kırık yer üzerine buz koyunuz.
-Parmaktaki yüzük kesilerek çıkarılmalıdır. (yüzük nedeniyle şişlik olur. Yüzük parmağı sıkarak kangrene çevirebilir.)
-Hastaneye gönderiniz.
e. Ön Kol Kırıklarında İlk Yardım ;
-Kazanın olduğu yerde yaralının ceketini çıkarmadan, kırık olan tarafın elini karşı omuza gelecek şekilde kolu göğüs üzerine koyunuz ve göğüse sarınız.
-Ön kolu da üçgen sargı bezi yada tülbentle boyuna asınız.
-Eğer elinizde tespit için hazır gereçler (atel) yada tahta, kalın karton varsa kol yada ön kolun her iki yüzüne bunları uygulayınız. Gömleğinizden yırttığınız bezlerle, kravat, eşarp yada sargı bezi ile kırık yerinin yukarısından ve aşağısından bağlayınız.
-Kolu göğüs üzerine koyup başka bir eşarp yada üçgen sargı ile sarınız. -Ön kolu da üçgen sargı, tülbent yada eşarp ile boyuna asınız.
-Kırık yer üzerine buz koyunuz. Bilezik varsa çıkarınız.
f. Kürek ve Köprücük Kemiği Kırıklarında İlk Yardım ;
-Kırık tarafın koltuk altına ufak bir pamuk topağı yada katı bir bez koyup kolu eşarp ya da tülbentle boyuna asınız.
-Kırık yer üzerine buz koyunuz.
-Yaralıyı oturur durumda ve ambulansla hastaneye gönderiniz.
-Eğer üçgen sargı yada eşarp yoksa yaralı elinizi ceketinizin iki düğmesi arasından içeri sokup aynı taraf ceket eteğini yukarı kaldırıp iğneleyiniz.
-Bir omuz üzerinden gelen sargıyı (katlanmış bir tülbent) karşı taraf koltuk altından geçirip arkada bağlayınız. Diğer sargı ile yanı işlemi karşı tarafa yapıp arkadan birbiri ile ve ilk sargının uçları ile düğüm ediniz. Bunları yaparken omuzları arkaya doğru çekiniz.
g. Bacak Kırıklarında İlk Yardım ;
-Bacakta kırık varsa kaza yerinde yaralının pantolonunu çıkarmaya çalışmayınız.
-Eğer yara varsa pantolonun dikiş yerinden sökünüz yada kesiniz. Yara üzerine temiz mendil yada pansuman koyup üzerinden sarınız. Böylece açık bir kırıkta yaradan mikropların girmesini önlemiş ve kanamanın durmasını sağlamış olursunuz.
-Eğer elinizde uzun tahta yada kalın karton varsa uzun olanını dışta ayak bileğinden bele kadar, kısa olanını da iç tarafta ayak bileğinden kasığa gelecek şekilde bacağın her iki yanına yerleştiriniz.
-Ayak bileğinin üzerinden diz altından ve üstünden gömlek parçası, eşarp, kravat yada sargı bezi ile bağlayınız.
-Eğer elinizde tespit için araç-gereç varsa içine katlanmış bez yada pamuk koyup bacağı yavaşça yerleştiriniz, sonra bunun üzerinden sarınız.
-Eğer elinizde tespit için hiçbir araç-gereç yoksa kırık olan bacağı sağlam bacağa sararak tespit ediniz. -Kırık yara üzerine havluya sarılı buz koyunuz.
-Sırtüstü yatar durumda ve sedye ile hastaneye gönderiniz.
h. Ayak ve Ayak Bileği Kırıklarında İlk Yardım ;
-Kişinin ayağındaki yaraların üzerine temiz bir mendil yada pansuman koyup sarınız.
-Yumuşak kare şeklindeki bir yastığın ortasına ayağı yerleştiriniz.
-Yastığın kenarlarını önde birbirine yaklaştırınız, çengelli iğne ile tutturunuz. Gerekiyorsa üzerinde sargı bezi ile sarınız.
-Yastık içine koymadan önce havluya sarılı buz uygulayınız.
-Kalp seviyesinin üzerinde tutunuz.

 

N. ÇIKIKLARDA İLK YARDIM ;
Bir eklemi oluşturan kemiklerden bir veya hepsinin birbiri üzerinde yer değiştirerek normal eklem ilişkisinin değişmesine "ÇIKIK"denir. Çıkık ile eklem kapsülü denen eklemi çevreleyen zar bağları da yırtılabilir. Bu ise sık sık çıkıklara, burkulmalara yol açar. Çıkık olan eklemde ağrı, şişlik, hareket sınırlılığı vardır. Çıkık eklemi bükme ile eklemin tekrar eski çıkık durumuna geldiği görülür.
-Çıkık olan eklemi yerine koymaya çalışmayınız.
-Kırıkta olduğu gibi çıkık eklemi bir şekilde tespit ediniz.
-Çıkıktan şüphelendiğiniz zaman eklemde ve onun yanındaki kemiklerde kırığın, eklem bağında yırtığın da olabileceğini unutmayınız.
-Çıkık eklem üzerinde yarım saat havluya sarılı buz torbası koyunuz.
-Kalp seviyesinin üzerinde tutunuz.
-En yakın sağlık merkezine götürünüz.

O. BURKULMALARDA İLK YARDIM ;
Bir eklemin etrafındaki bağların, eklem kapsülü ve diğer yumuşak doku yapılarını; eklemin normal hareket genişliğinin ötesinde zorlanmasına "BURKULMA" denir. Eklemde şişlik, ağrı, morluk olur. Bu yapılar normalden fazla gerilebilir. Hatta yırtılabilir. Hareketler ağrılıdır.
-Burkulmuş eklemi hareket ettirmeyiniz.
-O eklem üzerine yarım saat havluya sarılı buz torbası koyunuz.
-Burkulmuş ayağınızın üzerine basmayınız. Koltuk değneği kullanınız.
-Burkulmuş ayağınızın altına 4-5 yastık koyarak kalp seviyesinin üzerine kaldırınız. Burkulmuş yerinizi sarkıtmayınız. Şişlik, kanama ve ağrı olabilir.
-Burkulma kolunuzda ise kolunuz kalp seviyesi üzerinde olacak şekilde tülbentle kolunuzu boynunuza asınız.
-Kesinlikle sıcak havlu ya da termofor uygulamayınız. Şişliğin artmasına yol açarsınız. -Ovuşturmayınız. O ekleminizi dinlendiriniz.
-Elastik sargı ile sıkmayacak şekilde sarınız.
-Parmaklarınızı oynatarak kaslarınızı çalıştırınız. Böylece kasların pompalayıcı etkisi ile şişliğin azalmasına çalışınız.
-Her burkulmanın altından bir kırık ya da eklem bağı yırtığı çıkabileceğini unutmayınız.
-En yakın sağlık merkezine götürünüz.

P. EZİLMELERDE İLK YARDIM ;
Vücudun bir yerine örneğin kol ya da bacağa ağır bir cisim düştüğü ya da çarptığı zaman deri ve altındaki dokular kaslar ezilir. Yırtılabilir, kanama şişlik olur.
-Elastik sargı sarıp o yerinizi yüksekte tutunuz.
-O bölgeye havluya sarılı buz uygulayınız.
-O bölgenizi dinlendiriniz.

R. ZEHİRLENMELER VE İLK YARDIM ;
Zehirli maddelerin vücuda girmesi sonucu ortaya çıkan duruma ZEHİRLENME denir.
1. Zehirlenme Şekilleri;
a. Ağız Yolu İle;
*Gıda zehirlenmeleri, ilaçlarla olan zehirlenmeler, kimyasal madde ile zehirlenmeler, alkol zehirlenmesi.
b. Solunum Yolu İle;
*Karbonmonoksit zehirlenmeleri, diğer zehirli gazlarla olan zehirlenmeler.
c. Deri Yolu İle;
*Zehirli gazlar, böcek öldürücü ilaçlarla olan zehirlenmeler, diğer kimyasal maddelerle olan zehirlenmeler.
2. Belirtiler;
-Ağızda yanma, özel tat, yutkunma zorluğu, bulantı, kusma, karın ağrısı, karın krampı, ishal, halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi ve terleme,
-Bilinçte değişik derecelerde bozukluk,
-Solunum ve dolaşımda değişik derecelerde bozukluk, hatta durma,
-Önemli durumlarda idrar miktarı azlığı hatta hiç idrara çıkamama,
-Görmede bozukluk, nabızda zayıflama, gözbebeklerinde küçülme, kan basıncında düşme ve havaleler olabilir.
Hayvan ısırma ve sokmaları dışında meydana gelen zehirlenmelerde ANA KURALLAR;
-Zehri vücut dışına atmak,
-Vücut içindeki zehri zararsız hale getirmek,
-Sulandırmak.
Zehirlenen kişinin etrafında ilaç kutusu saptanması, kesin tedavide önemli olacağından saklanmalıdır.
a. Bilinci Kaybolmuş ise;
-Yan yatırınız.
-Baş ve boyunu arkaya çeviriniz, soluk yolunu açınız.
-Alt çeneyi ve dili öne çekiniz.
-Gerekirse ağızdan ağıza yapay solunum yapınız.
-Kalp durmuşsa kalp masajı uygulayınız.
-Hastaneye gönderiniz.
b. Bilinci Yerinde ise;
-Su veya süt içirerek zehri sulandırınız, maden suyu gaz yaptığı için vermeyiniz.
Kusturarak mide içindekileri boşaltınız.
c.Hasta Bilinçsiz ise;
-Zehir eğer asit gibi yakıcı özellikte ise,
-Yutulan zehirde gaz yada petrolden elde edilen maddeler var ise KUSTURMAYINIZ:
-Aldığınız önlemlerle kusamıyorsa bekleyerek zaman kaybetmeyiniz.
-Deriye zehirli maddeler bulaşmışsa elbiseyi hemen çıkarınız.
-Hastaneye gönderiniz.
3. Zehirli mantar, Tütün ve Zehirli Diğer Bitkiler ile Olan zehirlenmelerde İlk yardım;
-Ağızdan bol su içirerek sulandırınız.
-Parmağınızı zehirlenenin ağzına sokarak kusturmaya çalışınız. Tırnağınız uzunsa hastanın boğazını yaralayabilirsiniz. Tırnağınızı kesiniz.
-Kusarak çıkarılanı saklayınız. Birlikte hastaneye götürünüz. Böylece zehrin cinsi saptanabilir.
-Zehirli gıdayı aldıktan sonra 3-4 saat geçmişse müshil vererek dışarı atılmasını sağlayınız.
-İki üç yemek kaşığı tıbbi kömürü bir bardak su içinde karıştırarak içiniz. Tıbbi kömür zehirleri bünyesinde tutar.
-Şoku önleyiniz. Hastaneye gönderiniz.

DİKKAT: Genel kural olarak zehirlenen kişiyi kusturmayın; bu kuralın tek istisnası eğer kişi bilinçli ise ve kısa bir süre önce olması "ilaç içimi" söz konusu ise kusturulabilinir.

Sayfa Başı

YANGIN SÖNDÜRME VE ÖNLEME TEDBİRLERİ ;
A. Yanmanın Tanımı: 
Maddenin ısı ve oksijenle birleşmesi sonucu oluşan kimyasal bir olaydır.Yanma olayının oluşabilmesi için madde, ısı ve oksijenin (hava) bir arada olması gerekir.
B. Yangın Çeşitleri:
Yangının türü yanmakta olan maddeye göre değişir.Bu bakımdan yangınları 4 gruba ayırabiliriz.
A Sınıfı Yangınlar: Katı madde yangınlarıdır. Soğutma ve yanıcı maddenin uzaklaştırılması ile söndürülebilir.
B Sınıfı Yangınlar: Yanabilen sıvılar bu sınıfa girer.Soğutma (sis halinde su) ve boğma (Karbondioksit, köpük ve kurur kimyevi toz) ile söndürülebilir.
C Sınıfı Yangınlar: Likit petrol gazı, hava gazı, hidrojen gibi yanabilen çeşitli gazların yanması ile oluşan yangınlardır.Kuru kimyevi toz, halon, 1301 ve halon 1211 kullanarak söndürülebilir. Elektrikli makine ve hassas cihazların yangınlarını da bu sınıfa dahil edebiliriz.
D Sınıfı Yangınlar: Yanabilen hafif metallerin ve alaşımların (Mağnezyum, Lityum, Sodyum, Seryum gibi) yanmasıyla meydana gelen yangınlardır. Kuru kimyevi tozlar bu yangınları söndürmede kullanılırlar. Elektrik donanımlarının yanmasıyla oluşan yangınları ayrı bir sınıf içinde değerlendirmeyip C sınıfı yangınların içerisinde inceleyebiliriz. Elektrik akımı kesilerek müdahale edilmeli ve kuru kimyevi toz kullanılmalıdır.

C.Yangının Nedenleri:
1. Koruma Önlemlerinin Alınmaması;
Nedenlerin başında yangına karşı önlemlerin alınmaması gelmektedir. Yangın elektrik kontağı, ısıtma sistemleri, LPG tüpleri (evlerde kullanılan tüp gazları) patlayıcı-parlayıcı maddelerin yeterince korunmaya alınmamasından doğmaktadır. Özellikle büyük yerleşim alanlarında, konut ve iş yerlerinde çıkan yangınların büyük bir kısmı elektriğin ve LPG tüplerinin yanlış kullanımına dayanmaktadır. Elektrik enerjisi aksamının teknik koşullara göre yapılmaması da yangını yaratan diğer bir neden olmaktadır. Bununla birlikte kaloriferlerde ve soba ile ısıtma yöntemlerinde, bacaların temizlenmesi ve parlayıcı-patlayıcı maddeler için gerekli önlemlerin alınması halinde yangın afetinde büyük bir azalma olacaktır.

2. Bilgisizlik;
Yangına karşı hangi önlemlerin nasıl alınacağını bilmemek ve bu konuda yeterli eğitimden geçmemek yangının önemli nedenlerindendir. Elektrikli aletlerin doğru kullanımını bilmemek, soba ve kalorifer sistemlerini yanlış yerleştirmek, tavan arasına ve çatıya kolay tutuşabilecek eşyalar koymak yangını davet eder. Yangının oluşumunu önlemek ve oluşan bir yangının söndürülmesini bilmek eğitim ve bilgilenmeden geçer. Bu nedenle yangını önlemeyi öğrenmek kadar yangını söndürmede ilk müdahaleleri de öğrenmek gerekir.

3. İhmal;
Yangın konusunda bilgi sahibi olmak yeterli değildir. Söndürülmeden atılan bir kibrit veya sigara izmariti, kapatmayı unuttuğumuz LPG tüp (evlerde kullanılan tüp gaz), ateşi söndürülmemiş ocak, fişi prizde unutulmuş ütü gibi ihmaller büyük yangınlara yol açabilir.

4. Kazalar ;
İstem dışı oluşan olaylardan bazıları da (kalorifer kazanının patlaması, elektrik kontağı gibi) yangına neden olmaktadır. Ancak kendiliğinden gelişen bütün olaylar, başlangıçta yeterli önlemlerin alınması sonucu olabildiği gibi bilgisizliğin de rol oynadığını görebiliyoruz. Temelde bunlar olmaksızın kazaların yol açtığı yangınlar da olmaktadır.

5. Sabotaj ;
Yangına karşı gerekli önlemler alındığı halde; bazı insanlar çeşitli amaç ve kazanç uğruna kasıtlı olarak kişi ve topluma ait bina ve tesisleri yakarak can ve mal kaybına neden olabilir.

6. Sıçrama ;
Kontrol atına alınmış veya alınmamış bir yangın ihmal veya bilgisizlik sonucu sıçrayarak, yayılarak veyahut parlayıp patlayarak daha büyük boyutlara ulaşması mümkündür. Bu nedenle bu tür olaylara karşı dikkatli olmamız gerekmektedir.

7. Doğa Olayları ;
Rüzgarlı havalarda kuru dalların birbirine sürtmesi yada yıldırım düşmesi ve benzeri doğa olayları sonucunda yangın çıkabilir. Korunma önlemlerinin alınmaması
D.Yangın Söndürmede Kullanılan Yöntemler ;

I- Soğutarak Söndürme;
Su ile soğutma :Soğutarak söndürme prensipleri içinde en çok kullanılanıdır. Suyun elverişli fiziksel ve kimyasal özelliği yanıcı maddeyi boğma (yanan cismin su içine atılması sonucu oksijeni azaltma) ve yanıcı maddeden ısı alarak yangının söndürülmesinde en büyük etken olmaktadır. Su yangın yerine kütlesel olarak gönderileceği gibi püskürtme lansları ile de gönderilebilir.
Yanıcı maddeyi dağıtma : Yanan maddenin dağıtılmasıyla yangın nedeni olan yüksek ısı bölünür, bölünen ısı düşer ve yangı yavaş yavaş söner. Akaryakıt yangınlarında bu tip söndürme yangının yayılmasına neden olacağından uygulanmaz.
Kuvvetli üfleme :Yanan madde üzerinde kuvvetli olarak üflenen hava alevin sönmesine ve yanan maddenin ısısının düşmesine neden olmaktadır. Bu tip (soğutarak) söndürme ilkesi ile başlangıç yangınlarında başarıya ulaşılabilir. Büyümüş veya belirli boyutlara gelmiş yangınlarda üfleme yangına daha fazla oksijen sağlayacağından yangının büyümesine olur. nedenle tür söndürmeler kullanılmaz.

II- Havayı kesme ;
Örtme : Katı maddeler (kum, toprak, halı, kilim vb) ve kimyasal bileşikler (köpük, klor, azot vb) kullanılarak yanan maddenin oksijen ile temasının kesilmesi ile yapılan söndürmedir. Akaryakıt yangınlarına örtü oluşturan kimyasal kullanılmaktadır.
Boğma: Yangının oksijenle temasının kesilmesi veya azaltılması amacıyla yapılan işlemdir. Özellikle kapalı yerlerde oluşan yangınlara uygulanır.
Yanıcı maddenin ortadan kalkması : Yanma koşullarından olan yanıcı maddenin ortadan kalkması sonucu yangının söndürülmesidir.

E. Söndürücü Maddeler:
Su: Ateşi söndüren maddeler arasında en önemlisi sudur. Su özellikle A tipi yangınlar için (katı) mükemmel bir söndürücüdür.
Kum: Yanıcı maddelerin oksijenle ilişkisinin kesilerek söndürülmesinde kullanılır. Kullanma anında kumun yanıcı maddeyi tamamen örtmesi sağlanmalıdır.
Karbondioksit gazı (CO2): Yanan maddenin üzerini kaplayan karbondioksit gazı yanıcı maddeyi oksijensiz bırakarak yangının söndürülmesi olayıdır. Genellikle çelik tüplerde basınç altında sıvı halde tutulur. Bu gazla açık alanlarda ve hava akımının olduğu yerlerde yangının söndürülmesi oldukça zordur. Kuru kimyevi toz: Yangın söndürmede kullanılan etkin maddelerden birisi de kuru kimyasal tozdur. Kimyasal tozların, cinslerine göre A.B.C. sınıfı yangınlar etkin bir şekilde söndürülebilmektedir. Aşırı sıcaklıktan (tahta, kumaş, araba lastiği gibi maddelerde) oluşan yangınlar, sıvıların (benzin ve türevleri) tutuşmasından çıkan yangınları ve yanıcı gazların (havagazı-doğalgaz vb.) basınç altında çıkmasından oluşan yangınların söndürülmesinde kullanılmaktadır. Köpük: Köpük yanan yüzeyi tamamen kaplar. Bunun sonucu olarak da hava ile teması keser ve ayrıca soğutma özelliğinin bulunması nedeniyle de yangın söndürücü olarak kullanılır.

F. Yangın Önlemleri;
Kurum, kuruluş ve iş yerlerinde yangını önleyici tedbirler iki kısımda ele alınır.
I. Yapısal bakımdan yangından korunma;
-Yapılarda yanmaz veya yanması güç yapı malzemelerinin kullanılması,
-Yangının yayılmasını önlemek amacıyla , yangın bölümleri oluşturma,
-Dumanların yayılmasını önlemek için duvardan sızmaları önleme,
-Yangına yüksek derecede dayanıklı yapı seçimi,
-Yangının etkilerinden korunmuş kısa kaçış yollarının sağlanması,
-Ateşleyici ve yanıcı malzeme kaynaklarının ayrılması,
-Her an çalışabilecek durumda faal yangı söndürme cihazları bulundurulmalıdır.
II. Organizasyon bakımından yangından korunma;
-İyi bir bina idaresi, Gerekli yasakların konulması,
-Sabit tesisatın sık sık kontrolden geçirilmesi,
-Yangınla savaş tatbikatının yapılması,
-Acil ışıklandırma sisteminin kurulması,
-Gereksiz yangın yükünün kaldırılması,
-Korunma sistemi ve planının düzenli kontrolünün yapılması,
-Düzenli bir şekilde alan tatbikatlarının yapılması.

H. Ev ve İşyerlerinde Alınacak Önlemler ;
-Çatlak, hatalı inşa edilmiş veya dolmuş bacalar yangın nedeni olabilir.Bacalar devamlı temizlenmelidir,
-Tavan arası ve bodrumlar temiz tutulmalıdır,
-Yanıcı maddeler evinizin veya iş yerinizin uygun bir yerinde saklanmalıdır,
-Soba, kalorifer ve mutfak ocaklarından çıkabilecek yangınlara dikkat edilmelidir,
-Çocukların ateşle oynamalarına engel olunmalıdır,
-Sigara içilmemesi gereken yerlerde bu kurala uyulmalıdır,
-Kaynak ve kesme işlemlerinde çok dikkatli olunmalıdır,
-Elektrik donanımına ehliyetsiz kişiler el sürmemelidir,
-LPG tüplerinin bulunduğu mutfak ve banyolar sürekli havalandırılmalıdır,
-Yangına karşı korunmak ucuzdur.Evinizde ve iş yerinizde yangına karşı önlemler almak sanıldığı kadar pahalı değil, tam tersine ucuzdur. Üstelik yangına karşı korunma cihaz ve donanımları yüksek nitelikte ve sağlam olarak üretildikleri için uzun ömürlüdür ve yıllarca hizmet verebilirler.

I. YANGIN KAPINIZI ÇALARSA ;
1. Telaşlanmayınız,
2. Bulunduğunuz yerde yangın ihbar düğmesi varsa ona basınız,
3. İtfaiyeye telefon ediniz,
4. Yangın adresini en kısa ve doğru şekilde bildiriniz,
5. Mümkünse yangının cinsini (Bina, benzin, araç vb) bildiriniz,
6. Yangını çevrenizdekilere duyurunuz,
7. İtfaiye gelinceye kadar yangını söndürmek için elde mevcut imkanlardan yararlanınız,
8. Yangının yayılmasını önlemek için kapı ve pencereleri kapatınız,
9. Bunları yaparken kendinizi ve başkalarını tehlikeye atmayınız,
10. Görevlilerden başkasının yangın sahasına girmesine mani olunuz


Sayfa Başı

DEPREM ;
A. TANIMI;
Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi yada yanardağların püskürme durumuna geçmesi nedeniyle oluşan sarsıntılardır. Depremlerin büyüklüklerine göre yer yüzeyinde verdiği hasar çok yüksek oranda can ve mal kaybına yol açmakta, sosyal hayatı ve ülkenin ekonomik durumunu felç etmektedir. Depremin olacağını önceden tespit eden cihazlar veya yöntemler henüz bulunamamıştır. Bu nedenle, depremle içi içe yaşayan ülkeler depremin yaratacağı olumsuz etkilere karşı hazırlıklı olmak zorundadır. Ülkemiz topraklarının %92'sinin deprem riski taşıdığı, nüfusumuzun da %95'inin bu bölgeler üzerinde yaşadığı bilinmektedir. Bu da bize, ülkemizde bu konu ile ilgili hazırlık çalışmalarının sürekli ve etkili olarak yapılması gerektiğini ifade etmektedir.
Depremin yarattığı hasarları en aza indirmek amacıyla;
-Halkın konu hakkında bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi,
-Deprem öncesinde “Alınması gereken önlemlerin” alınması,
-Deprem sırasında ve sonrasında “Yapılacak İşlerin yapılması sağlanmalıdır.
B. DEPREM ÖNCESİ ALINACAK ÖNLEMLER ;
1) Yerleşim bölgelerini titizlikle belirlemeliyiz. Kaygan ve ovalık bölgeleri iskana açmamalıyız. Evimizi gevşek toprağa sahip meyilli yerlere yapmamalıyız.
2) yapıların genel deprem güvenliğine dikkat etmeliyiz.Tüm yapıları Afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkında yönetmelik ve konu ile ilgili diğer mevzuata uygun olarak yapmalıyız.
3)Mevcut binaların depreme dayanıklı olup, olmadığını araştırmalıyız, dayanıklı değilse, güvenli hale getirmeliyiz.
4) Deprem sigortası yaptırmalıyız.
5) Toplumda deprem bilinci oluşturmalıyız ve aşağıdaki konularda bilgi ve beceri sahibi olmalıyız.
-Evlerde, okullarda ve işyerlerinde değişik büyüklükte depremlere karşı senaryolar hazırlanmalı, tatbikatlar yapılmalıyız.
-Sabitlenmemiş devrilebilecek eşyaları pencerelerden uzağa yarleştirmeli, gece yatarken oda kapılarını açık bırakmalıyız.
-İlkyardım kurslarına katılmalıyız veya ilkyardımla ilgili bilgileri içeren kitap, broşür vb. gibi yayınları evimizde bulundurmalıyız.
-Elektrik, gaz ve su şebekelerinin gerektiğinde kapatılabilmesi için ana şalter ve vanaların yerlerini ve nasıl kapatılacağını öğrenmeliyiz.
-Ev veya işyerlerimizde yangın söndürme cihazı bulundurmalıyız ve bu cihazın nasıl kullanılacağını öğrenmeliyiz.
-Acil durumlarda ihtiyaç duyacağımız ilkyardım malzemesi, yedek pil ve pilli radyo, el feneri, temizlik malzemeleri, sinyal düdüğü, mum, kibrit, kuru gıda ve bisküvi gibi malzemeleri koyacağımız KİŞİSEL ACİL DURUM ÇANTASI hazırlamalı ve kolayca erişebileceğimiz bir şekilde hazır bulundurmalıyız.
-En güvenli ve hayat üçgeni oluşturabilecek sağlam bir masa, sıra, içi kitap yada çamaşır dolu sandık, dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, çekyat, para kasası, kalorifer petekleri, mutfak tüpü, döküm küvet, fırın, çamaşır-bulaşık makinelerinin yanı vb. gibi yerleri önceden belirlemeliyiz..
-En güvenli yerler ile hasar görebilecek ve/veya verebilecek eşyaları belirlemeliyiz.Su ısıtıcısı ve soba; üzeri fazla yüklü bir yere bağlı olmadan duran kitaplık, vitrin, mutfak dolabı ve raflar; dolap ve raflardan kayıp düşebilecek elektronik eşyalar ile lamba, saksı ve avize gibi asılı duran eşyaları sabitlemeli veya emniyetli hale getirmeliyiz.
- Zehirli, patlayıcı, yanıcı maddeleri düşmeyecek bir konumda sabitlemeli ve kırılmayacak bir şekilde depolamalıyız. Bu maddelerin üzerlerine fosforlu, belirleyici etiketler koymalıyız.
- Binadan acilen kaçmak için kullanılacak yollardaki tehlikeleri ortadan kaldırmalı, bu yolları işaretlemeli, buralara gereksiz eşya ve malzeme koymamalıyız.
- Ev, okul ve işyeri içinde güvenliği sağlamak için  bir deprem güvenlik planı  hazırlayıp, bu plana göre nasıl davranmamız gerektiğinin tatbikatını zaman zaman yapmalıyız.
- Asansörlerin kapı yanlarına "Deprem Sırasında Kullanılmaz" levhası asmalıyız.
- Aile bireyleri ile topluca deprem sırasında nasıl korunacağımız hususunda sohbet ve alıştırmalar yapmalıyız.
-Bulunduğumuz mekandan deprem sonrası hangi yoldan ne şekilde ayrılacağımızı belirleyen “Tahliye Planı” hazırlamalıyız.
- Aile bireylerimiz ile iletişimi nasıl sağlayacağımızı ve eve ulaşamayacağımız durumlar için alternatif buluşma yerlerini belirleyen “Deprem Sonrası Buluşma Planı” hazırlamalıyız.
-Depremin gece meydana gelebileceğini düşünerek, yatağımızı pencerenin önünden ve eşyaların dökülebileceği yerlerden uzak yerleştirmeliyiz.
-Acil durumlarda yardım istemek için (Sivil Savunma, Polis, Jandarma, Hastanelere, Kızılay vb.gibi) önemli telefon numaralarını öğrenmeliyiz.

C. DEPREM SIRASINDA ALINACAK ÖNLEMLER ;
I. Bina İçerisinde ;
1- Mümkün olduğunca sakin olmalıyız.
2-Mümkünse acil durum çantamızı da alarak daha önceden tespit ettiğimiz güvenli ve hayat üçgeni oluşturabilecek bir yere yakında bulunan kitap, yastık ... vb. malzeme ile başımızı koruyarak yada başımızı iki elimizin  arasına alarak ve dizlerimizi karnımıza doğru çekip vücut hacmimizi küçülterek (cenin konumunda) uzanmalıyız. (Varsa sağlam bir masa, sıra, içi kitap yada çamaşır dolu sandık, dolgun ve hacimli koltuk,kanepe, çekyat, para kasası, kalorifer petekleri, mutfak tüpü, döküm küvet, fırın, çamaşır-bulaşık  makinelerinin yanı vb. yerler) Sabitlenmemiş dolap, raf, pencere vb. eşyalardan uzak durmalıyız. Sarsıntı geçene dek beklemeliyiz.
2- Tekerlekli sandalyede isek tekerlekleri kilitleyerek başımızı ve boynumuzu korumaya almalıyız.
3- Yer sarsıntısı durana kadar (en az 60 saniye) SAKLANDIĞIMIZ YERDEN ÇIKMAMALIYIZ.
4-Sabitlenmemiş ve devrilebilecek eşyalardan, yüksek yada tehlikeli yerde bulunan zehirli madde ve sıvılardan, sobalardan, şömine ve ocaklardan uzak durmalıyız.
5-Merdivenlerden, balkonlardan, asansörlerden ve sütunsuz geniş alanlı yerlerden uzaklaşmalıyız.
6-Gazla ve elektrikle çalışan aletler açıksa kapatmalıyız.
7-Asansörü kesinlikle kullanmamalıyız.Asansörde isek kat çıkış düğmesine basarak asansörü terk etmeliyiz.
II. Bina Dışında ;
1- Enerji hatlarından, diğer binalardan ve duvar diplerinden uzaklaşmalıyız. Açık arazide çömelerek etraftan gelen tehlikelere karşı hazırlıklı olmalıyız.
2- Deniz kıyısından uzaklaşmalıyız.
3- Toprak kayması, taş veya kaya düşebilecek yamaç altlarında bulunmamalıyız. Böyle bir ortamda isek en seri şekilde güvenli bir ortama geçmeliyiz.
4- Binalardan düşebilecek baca, cam kırıkları ve sıvalara karşı tedbirli olmalıyız.
5- Toprak altındaki kanalizasyon, elektrik ve gaz hatlarından gelecek tehlikelere karşı dikkatli olmalıyız.
III. Araç Kullanırken ;
1- Araç karayolunda seyir halinde ise; yolu kapatmadan sağa yanaşıp durmalıyız. Kontak anahtarını yerinde bırakıp, pencereler kapalı olarak araç içerisinde beklemeliyiz. Ancak sarsıntı durduktan sonra açık alanlara gitmeliyiz.
2- Araç meskun mahallerde ise ya da güvenli bir yerde değilse; aracı durdurmalı, kontak anahtarı üzerinde bırakılarak aracı terk etmeli ve açık alanlara gitmeliyiz.
IV. Metroda veya Diğer Toplu Taşıma Araçlarında ;
1- Gerekmedikçe, kesinlikle metro ve trenden inmemeliyiz. Elektriğe kapılabilir veya diğer bir tren çarpabilir.
2- Trenin içinde, sıkıca tutturulmuş askı, korkuluk veya herhangi bir yere tutunmalıyız.
3- Metro veya tren personeli tarafından verilen talimatları izlemeliyiz.
D. DEPREMDEN SONRA ALINACAK ÖNLEMLER ;
1- Sakin olmaya çalışmalıyız.
2- Tehlikeli durum olup, olmadığını kontrol etmeliyiz.Tüp, elektrik, su ve varsa doğalgazı kontrol etmeliyiz.Elektrik fişlerini prizden çekmeli veya şalteri kapatmalıyız.Su ve doğalgaz vanalarının kapatmalıyız.
3- Tehlikeli durum olup, olmadığının kontrolü yapıldıktan ve gerekli emniyet tedbirleri alındıktan sonra önceden hazırladığımız acil durum çantası ile ihtiyaç duyacağımız diğer malzemeleri yanımıza alarak bulunduğumuz yeri kontrollü, hızlı, dikkatli sakin bir şekilde terk etmeli ve buluşma noktasına gitmeliyiz.
4-Kurulan Kriz Merkezine giderek, içinde bulunduğumuz durum hakkında bilgi vermeliyiz.
5- Bina zarar görmüş ise içeri girmek için en az bir saat beklemeliyiz. İlgililerin görüş ve duyurusu doğrultusunda hareket etmeli ve onların izni olmadıkça içeriye girmemeliyiz.
6-yıkılan binalarda yardıma ihtiyacı olanlara kurtarma, ilkyardım ve enkaz kaldırma çalışmalarında yardımcı olmalıyız.
7-Telefon hatlarını meşgul etmemeliyiz.
8-Mecbur kalmadıkça trafiğe çıkmamalıyız.
9-Sadece resmi kaynakların açıklama ve uyarılarına uymalı, kulaktan kulağa yayılan şayialara ve söylentilere inanmamalıyız.
10-Aile içinde birbirimizle dayanışma halinde olmalıyız.Özellikle çocukları olayın etkisinden uzaklaştırmalıyız.
11-Kurtarma ve sosyal yardımlar sırasında panik ve kargaşaya yol açmadan ilgili ve görevlilere yardımcı olmalıyız.
12-Deniz kenarı yerleşimlerinde, dev dalgaların oluşması olasılığına karşı deniz kenarından uzaklaşmalıyız.
13-Toplu iskan bölgelerindeki kurallara ve yöneticilerin talimatına mutlaka uymalı, kargaşa, dedikodu ve huzursuzluğa izin vermemeliyiz.
14-Özellikle iskan bölgelerinde halkın sağlığı için temizlik kurallarına uymalı ve uymayanları uyarmalıyız.
15-Başkalarının da ihtiyacı olabileceğini düşünerek ihtiyacımızdan fazla yardım malzemesi talebinde bulunmamalıyız.

YARDIMCI OLACAKSANIZ!
1-Yardım için kendinizi tehlikeye atmayınız.
2-Yardıma gereksinim duyan kişileri  yardımın ulaştığı yerlere götürmeliyiz.
3-yaralıların isimlerini ve sayılarını not etmeliyiz.
4-Emniyetli olduğuna emin olmadığımız yerlere girmemeliyiz.
5-Arama yapacağımız binalarda elektrik, doğalgaz ve su tesisatlarının kapatılmasını sağlamalıyız.
6-Önceden kaba yüzey taraması yapmalıyız.Artçı depremlere karşı girdiğimiz yerlerde yere eğilmeli, dizlerimizin üstünde yürümeli, her an düşebilecek maddelere karşı tetikte olmalıyız.
7-Girdiğimiz yerde “İçeride kimse var mı” diye bağırmalı, cevap için bir süre beklemeliyiz.Cevap alırsak, nerede ve nasıl bir yardıma gereksinim duyduğunu sormalıyız.
8-Etraf karanlık ise fener kullanmalı, elektrik ışıklarını yakmamalıyız.
9-Yaralı bulursak, önce güvenliğe almalı, süratle ilk yardım uygulamalıyız.
10-Yardım almak, durum bildirmek ve hasar tespiti için aradığımız binaları işaretlemeliyiz.

E.YIKINTI ALTINDA MAHSUR KALDIYSANIZ!
1.Paniklemeden, sakin olarak durumumuzu değerlendirmeliyiz.Kurtarma ekiplerinin en kısa zamanda yardım için geleceklerini unutmamalıyız.
2.Hareket kabiliyetiniz kısıtlanmışsa çıkış için hayatınızı riske atacak hareketlerden kaçınınız.
3.El ve ayaklarımızı kullanabiliyorsak  su, kalorifer, gaz tesisatlarına, zemine yada tavana vurmak suretiyle varlığınızı duyurmaya çalışmalıyız.
4Enerjimizi en tasarruflu şekilde kullanmak için hareketlerimizi kontrol altında tutmalıyız.
5.Kurtarma ekiplerinin seslerini duymaya ve onlara seslenmeye çalışmalıyız, ancak enerjimizi kontrollü kullanmalıyız..

F. OLASI BİR AFETE HAZIR MISINIZ?   
-Siz ve yaşadığınız çevre afete karşı hazırlıklı mı?
-Ailenizin fertleri afete hazırlıklı mı?
-Aileniz fertleriyle konuştunuz mu? (Bir afet sırasında nerede buluşacaksınız? Ne yapacaksınız?)
-72 saat yetecek kadar yiyecek malzemeniz hazır mı? (Kapalı kaplar içerisinde veya konserve olarak)
-Afet çantanız var mı? (İçinde; el feneri, İlk yardım çantası, radyo, yedek pil vs.)
-Arabanızda bir afet çantası var mı?
-Siz ve aileniz son üç yılda İlk Yardım eğitimi gördünüz mü?
-Yaşadığınız evde veya bulunduğunuz apartmanın her katında duman dedektörü, yangın alarmı var mı?
1. Evinizde yangın söndürme cihazı var mı? Bu cihazları her fert kullanmasını biliyor mu?
2. Elektrik sigortaları otomatik mi?
3. Siz ve ailenizin tüm üyeleri su-elektrik-gaz vanalarının yerini ve nasıl kapatılacağını biliyor musunuz?
4. Sizin ve ailenizin önemli kayıtlarının kopyaları evin dışında yangına dayanıklı bir yerde saklanıyor mu?
5. Bir yangın olduğunda yapılacak işleri ailenizle konuşup tespit ederek tatbikat yaptınız mı?
6. Afet sonrasında yaşadığınız bölge dışında kalabileceğiniz bir mesken var mı?
7. Sizi afet durumunda arayacak yakınınız, dostunuz var mı? (Sizin varlığınızı, sağlığınızı tespit ya da kontrol edecek kişiler belirlendi mi?)
8. Okula giden çocuklarınızın okudukları okulun afet planı var mı? Varsa tatbikatı yapılmış mı? Çocuklar ne yapacaklarını biliyorlar mı?
9. Ev, araba ve işyeri ile kendinizi sigorta ettirdiniz mi?

Sayfa Başı

İKAZ VE ALARM ;
Sivil Savunma Genel Müdürlüğünce yurt çapında kurulmuş bulunan İkaz ve Alarm Sistemlerinin amacı, düşman saldırısını önceden haber almak ve tehlikeye karsı halkı uyararak bir takım önlemlerin alınmasını sağlamaktır.

 

İKAZ VE ALARM İŞARETLERİ ;
İkaz ve Alarm işaretleri sarı, kırmızı, beyaz ikaz ve radyoaktif serpinti tehlikesi ile kimyasal savaş maddeleri tehlikesi alarmı olmak üzere beşe ayrılır.

1- Sarı İkaz ;
Hava saldırısı ihtimali var olduğunu işaret eden sarı ikaz, 3 dakika süren düz siren sesi ile duyurulur.
Bu ikazı duyunca; bina içindeki doğal gaz, hava gazı, elektrik, su ana anahtarlarını kapatınız.Yanan ocak, soba gibi şeyleri söndürünüz, kapı ve pencereleri kapatıp, perdeleri çekiniz, varsa maske, ilkyardım çantası yoksa gazlı bez, steril pansuman, hazır pansuman, flaster ve lüzumlu ilaçlar gibi ilk yardım malzemesi, pilli veya transistörlü radyo, el feneri, gemici feneri, gaz ocağı, mevsime göre palto, manto, pardesü ve diğer giyecekler gibi eşyalarla tabak, bardak, çatal, kaşık, içme ve kullanma suyu ve diğer ihtiyaçlar daha önceden sığınak yerinde hazırlanmamışsa sığınağa taşıyınız. Bu hazırlıkları bir kaç gün sığınakta kalacağınızı varsayarak yapınız.
Dışarıda bulunuyorsanız; ikaz haberini duyunca hemen sığınabileceğiniz bir sığınak veya sağlam bir bodrum, duvar dibi veya bir çukura yaklaşınız.
Hemen gidilmesi mümkün ise evinize veya is yerinize gidiniz.

2- Kırmızı İkaz(ALARM) ;
Hava saldırısı tehlikesi olduğunu işaret eden kırmızı ikaz, 3 dakika süren yükselip alçalan dalgalı siren sesi ile duyurulur.
Bu ikazı duyunca; Sarı ikaz sırasında eksik kalanları tamamlayınız, gerekli olan malzemeleri de yanınıza alarak hemen sığınak yerine gidiniz. Tehlike geçti ikazı verilinceye kadar sakın bir şekilde burada bekleyiniz.
Bina dışında bulunuyorsanız; hemen en yakın bir sığınak veya sağlam bodrum, duvar dibi veya çukur bir yere sığınarak saklanınız.Tehlike geçti ikazına kadar sükunetle bekleyiniz.

3- Radyoaktif Serpinti İkazı (Alarm) ;
Radyoaktif serpinti tehlikesini işaret eden bu ikaz ise 3 dakika süreli kesik-kesik siren sesi ile duyurulur.
Bu ikazla hemen, yukarıda olduğu gibi gereken malzeme ve yiyecek maddeleri ile birlikte sığınak veya sığınma yerlerine gidiniz. Yapılacak uyarılara hazırlıklı bulunuz.

4- Kimyasal Savaş Maddeleri Tehlikesi İkazı (Alarm) ;
Saldırının kimyasal silahlarla yapılması halinde, ikaz radyoaktif serpintide olduğu gibi 3 dakika süreli kesik kesik siren sesi ile ve Radyo - Tv den verilir. ,
Bu ikazı duyunca,bulunduğunuz binada sığınak veya sığınma yeriniz yoksa;
Konutların ve işyerlerinin iç kısımlarında penceresi az ve korunmaya elverişli bir bölümü sığınma yeri olarak seçiniz.
İçeriye gaz sızmasını önlemek için kapı ve pencere gibi yerlerin çevresi ve aralıklarını bant macun veya çamaşır suyuna batırılmış bezlerle kapatınız.
Ağız ve burunu ıslatılmış bez arasına konulmuş ıslak pamukla maskeleyiniz.
İlk yardim malzemeleri, depolanmış su ve temiz bezleri alarak sığınma yerinde tehlike geçti haberine dek bekleyiniz.
Dışarıda bulunuyorsanız;
En yakın kapalı yere giriniz, yalnız kapalı yere girmeden önce, elbiselerinize gaz bulaşmış olabileceğinden, elbiselerinizi yıkayınız veya değiştiriniz, mümkünse naylon torbaya koyunuz. Cildinizi de bol su ile yıkayınız. Su yoksa; temiz bir bezle bulaşan yeri sürtmeden emdirilerek temizleyiniz. Kimyasal gaza maruz kalmış kişide nefes alma zorluğu, baş dönmesi, kusma, kızarıklık ve gözlerde yanma, şişme görüldüğünde, yine bol su ile bu bölgeleri yıkayınız. Kişiyi sıcak tutunuz, fazla hareket ettirmeyiniz. En kısa zamanda tedavi merkezlerine ulaştırmaya çalışınız.
Kirlenmiş araç ve gereçlerinizi deterjanlı su veya çamaşır suyu ile temizleyerek gerekirse kullanınız.

5- Tehlike Geçti (BEYAZ İKAZ) ;
Tehlike geçti işareti, radyo, televizyon, hoparlör, megafon gibi araçlarla duyurulur.Bu haberi duyunca sığındığınız yerden çıkarak normal yerlerinize dönünüz, yardıma muhtaç olanlar varsa yardım ediniz.
Bu İkaz ve Alarm işaretlerini tanımak, tanıtmak ve alınacak tedbirleri bilmek, olağanüstü hal ve savaş durumundan en az zararla çıkmamızı sağlayacaktır.

Sayfa Başı

SİVİL SAVUNMA GÖNÜLLÜSÜ NEDİR ?
Savaş veya afetin yıkımına maruz kalmış canlılardan;
Kaybolanların aranması,
Enkaz altında mahsur kalanların kurtarılması,
Kurtarılanlara ilk yardım yapılması,
Gerektiğinde enkaz bölgesinin güvenliğinin sağlanması gibi sivil savunma faaliyetlerine devletin resmi güçleri yanında ve eş güdümünde gönüllü olarak katılmak isteyen kişiler, sivil toplum örgütleri özel ve tüzel kişiliğe sahip kurum ve kuruluşlar "SİVİL SAVUNMA GÖNÜLLÜSÜ" olarak adlandırılmaktadır.

NASIL SİVİL SAVUNMA GÖNÜLLÜSÜ OLUNUR ?
Kişi olarak Sivil Savunma Gönüllüsü olmak istiyorsanız bulunduğunuz il veya ilçenin Sivil Savunma Müdürlüğüne baş vurunuz,orada mevcut "Sivil Savunma Gönüllüsü Görev İstek Dilekçesini" ve "Taahhütname" yi doldurup imzalayınız ve iki fotoğraf vererek adınıza düzenlenecek "Gönüllü Görev Kartınızı" alınız. Bundan sonra siz sivil savunma gönüllüsüsünüz. İl ve ilçede düzenlenecek eğitimlerde görevinizle ilgili eğitim alacaksınız. Bir afet vukuunda göreve çağrılacaksınız, çağrıldığınızda en kısa sürede kartınızda belirtilen buluşma yerinde hazır olunuz.(Ağustos 2001 tarihi itibari ile Bireysel gönüllü sayısı 995 kişiye ulaşmıştır).
Resmi ve özel kurum kuruluş veya sivil toplum örgütü olarak "Sivil Savunma Gönüllüsü" olmak isteniyorsa, bulunduğunuz il veya ilçe Sivil Savunma Müdürlüğüne baş vurularak kuruluş ile Sivil Savunma Müdürlüğü arasında protokol imzalanacak Mülki İdare Amirinin onayı ile yürürlüğe girecektir. Kuruluşunuzdan verilecek üye listesine göre " Sivil Savunma Gönüllüsü Kartı" düzenlenecektir. Gerektiğinde göreve çağrılacaktır. Birden fazla şehirde şubesi bulunan kuruluşlarla Sivil Savunma Genel Müdürlüğü arasında protokol yapılmaktadır. Diğer Gönüllük işlemleri ise mahalli il ve ilçe Sivil Savunma Müdürlüklerce yürütülmektedir.

GÖNÜLLÜLERİN EĞİTİMİ ;
Sivil savunma gönüllüsü olmak üzere İl ve İlçe Sivil Savunma Müdürlükleri'ne başvuran kişilerin gönüllülük işlemleri tamamlananlar ile Sivil Savunma Müdürlükleri arasında protokol imzalayan sivil toplum örgütü üyelerinin sivil savunma konularında yetiştirilmeleri amacıyla; il ve ilçe sivil savunma müdürlüklerinin yıl içerisinde düzenleyecekleri eğitimlere katılmaları sağlanmaktadır. Ayrıca, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü veya Sivil Savunma Müdürlükleri ile protokol imzalanan sivil toplum örgütü üyeleri içinden seçilen eğiticiler için Ankara'da Sivil Savunma Kolejinde 15 er işgünü süreli dönemler halinde açılan "Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Kurslarına" katılmaları sağlanmaktadır. Bu kursu bitiren eğiticiler kendi örgüt personeline eğitim vermeleri sağlanarak, sivil savunma eğitimleri ülke düzeyinde yaygınlaştırılmaktadır

SİVİL SAVUNMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLE SİVİL SAVUNMA HİZMETLERİNE KATILIM VE İŞBİRLİĞİ KONULARINDA PROTOKOL YAPAN İLİMİZ SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ;

Sivil Toplum Örgütleri
Edirne Merkez EDAK: (Edirne Arama ve Kurtarma)

Sayfa Başı

SIĞINAK VE SIĞINMA YERLERİ
a.Giriş;
Klasik ve nükleer silahlarla kimyasal ve biyolojik harp maddelerinin tesirlerinden insanlar ile ülkenin harp gücünün devamı için gerekli olan canlı ve cansız kıymetleri korumak amacıyla kullanılan ve bu maksatla yapılan yerlere sığınak denir.
Teknolojik gelişmelere paralel olarak günümüzde silah ve silah sistemlerinin güç ve yetenekleri de artmış bulunmaktadır.Bunun doğal sonucu olarak cephe ve sınır gibi kavramlar bütünü ile ortadan kalkmış, tüm yurt ve sivil halk saldırı alanı içine girmiştir.Bu büyük tehlikelerden Silahlı Kuvvetlerinin alacağı önlemlerin ve diğer tedbirlerin yanında sığınak yapımına önem verilerek kurtulabilinir.Aksi takdirde can ve mal kaybının fazla olacağı tabiidir.
Ancak sığınaklardan beklenilen yararın sağlanabilmesi için sığınak yapımından evvel şu üç önemli prensibin mutlaka göz önünde bulundurulması gerekir.
-Sığınak yapılacak mahallin iyi tespit edilmesi
-Sığınaktan yararlanacakların  önceden planlanması
-Yapılacak sığınağın başka amaçlarla kullanılabilir nitelikte olması.

b.Sığınak Yapımında amaç:
1.Can ve mal kaybını en aza indirmek,
2.Hazırlıklı olma imajı verilerek caydırıcılığı sağlamak,
3.Az masrafla toplu koruma imkanı yaratmak.

c.Sığınak Çeşitleri;
Çok yakın bir geçmişe kadar sığınaklar sadece klasik ve nükleer silahlardan koruyucu yerler olarak görülmüşlerdir.Ancak son günlerdeki gelişmeler kimyasal harp maddelerinin de en az diğer silahlar kadar hatta daha fazla tehdit unsuru olduğunu göstermiştir

  1. Bu açıdan düşünüldüğünde;

            -Basınç Sığınakları,
-Radyoaktif Serpinti Sığınakları,
-Kimyasal harp Maddeleri Sığınakları,
olmak üzere üçe ayırmak mümkündür.
Basınç ve radyoaktif serpinti sığınaklarının yer altında bodrum katlarında yapılması koruma olanağını arttırmaktadır.Ancak Kimyasal harp maddelerine karşı sığınak yada sığınma yerlerinin mümkün olduğu kadar üst katlarda az pencereli bölümlerin seçilmesi uygun olacaktır.
Zira kimyasal gazlar havadan daha ağır olduğundan aşağılara doğru inildikçe yoğunluk artacaktır.

d.Sığınakların Özellikleri;
1.Sığınakların büyüklükleri barındıracakları insan sayısına ve yapı inşaat alanının büyüklüğüne göre hesaplanmalıdır.Bu alan; insan başına en az 1 m2 olmalıdır.Yüksekliği ise 2.20 m.az olmamalıdır.
Ancak sığınaklarda çok sayıda insan barındırmanın da bazı sakıncaları vardır. Zira sayı arttıkça kısa sürede sığınağa girme, beslenme, havalandırma hatta temizlik konularında problem çıkabileceği gibi tam bir isabet halinde zayiat da fazla olacaktır.
2.Radyasyon şiddetini azaltmak amacıyla sığınak duvarlarının mümkün olabildiğince kalın ve sağlam yapılmasına özen gösterilmelidir.
idial bir sığınakta duvar kalınlıkları en az 60 cm. beton, 75 cm tuğla veya taş yada 90 cm. sıkıştırılmış toprak olmalıdır.
3.Sığınak girişleri mümkünse merdivensiz veya az merdivenli olmalı, girişler zikzaklı yapılmalı ve mümkün olmadığı takdirde kapı önüne emniyet duvarı yapılmalıdır.
4.Sığınağın tipi ne olursa olsun yeterli havalandırma tertibatına sahip olmalıdır.Bu konuda en iyi çözüm havalandırma cihazlarından yararlanmaktır.Özellikle kimyasal gazların etkilerinden korunmak üzere giriş borusuna bu özellikte bir filtre takılması mutlaka zorunludur.

e.Sığınakta Alınması Gereken Önlemler:
1.Sığınaklardan kimlerin ne şekilde yararlanacağı önceden tespit edilmelidir.
2.Sığınağın havasını bozmadan çalışabilen bir aydınlatma tertibatı bulunmalıdır.
3.Sığınaklar sıvanmamalı ve gereksiz eşya konulmamalıdır.
4.Dışarı ile haberleşme tertibatı sağlanmalıdır.
5.Yangınlara karşı gerekli önlemler alınmalıdır.
6.Yemeklerin pişirilmesinde gaz ocağı tercih edilmeli ve oksijeni azaltmamak için zorunlu hallerde kullanılmalıdır.
7.Her 25 kişiye 1 tuvalet her 50 kişiye göre bir pisuar bulunmalı, atıkların dışarı atılmasında ağzı kapalı kapları ve plastik torbalar kullanılmalıdır.
8.Yatmak için iki hatta üçlü ranzalar konulmalı, bu ranzalardan oturmak içinde yararlanılmalıdır.
9.Sığınağa girerken yeteri miktarda gıda ve sağlık malzemesi ile gerekli araç ve gereç unutulmamalıdır.
10.Kirlenmiş araziden gelindiğinde, sığınağa girmeden evvel gerekli temizlik yapılmalıdır.

f.Sığınma Yerlerinin Özellikleri;
Buraya kadar anlatılanlar nizami ölçülerde yapılan sığınaklar hakkında gerekli bilgileri içermektedir.3194 sayılı İmar Kanununa göre düzenlenmiş imar yönetmeliklerinde sığınak yapımı yasal zorunluluk olmasına rağmen sığınak yapımının çok pahalı olması ülkemizin geniş bir alana yayılmış bulunması ve topraklarımız üzerinde 65 milyon kişinin yaşadığını düşünürsek herhangi bir tehlike karşısında daha pratik önlemler almak zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.Sığınak bulunmayan ev veya işyerlerimizin bazı bölümlerini sığınma yeri olarak kullanabiliriz.

 

-Sığınma Yerinde Aşağıdaki özellikler Aranır.
1-Kimyasal harp maddelerine karşı kullanılacak sığınma yerleri üst katlarda ve penceresi az olan yerlerden seçilmeli, gaz girişini önlemek amacıyla pencere ve kapı aralıkları macun, bant veya çamaşır suyuna batırılmış bezlerle kapatılır.
2.Klasik ve nükleer silahlara karşı kullanılacak sığınma yerleri mümkünse bodrum katlarında, dışarıya penceresi az tavan ve duvarları sağlam yerlerden seçilmeli, kapı ve pencereleri kum torbaları ile takviye edilmelidir.
3.Sığınma yerlerinde sığınakta bulunması gereken malzemeler bulunmalıdır.
4.Sığınma yeri olarak seçilecek mahallin sığınak kadar koruyucu olmayacağı tabidir.Ancak seçilecek bu yerin mümkün olduğu kadar sığınaktaki özellikleri taşımasına gayret gösterilmelidir.

g-Sığınakta Bulunması gereken Malzemeler;
Dışarıdaki radyoaktif serpinti veya kimyasal gaz etkisinin geçmesi için belirli bir süre sığınakta kalmak mecburiyeti hasıl olabilir.
Bu nedenle bütün ihtiyaçlar düşünülerek sığınak içerisindeki hayat buna göre organize edilmelidir.
Halkın oturduğu bina veya işyerinde donatacağı sığınak veya sığınma yerlerinde birkaç günlük yiyecek, içecek ve sağlık, yangın söndürme araç, gereçleri bulundurulmasına dikkat edilmelidir.
İçeceklerin kapalı kaplarda, yiyeceklerin konserve şeklinde, sağlık malzemelerinin de orijinal kap veya kutularda bulundurulmalarına dikkat edilmelidir.

Ersin İĞREK
Sivil Savunma Uzmanı
eigrek@hotmail.com

 

Toplam Kalite Yönetimi

Toplam Kalite Yönetimi İle İlgili slayt Gösterileri İçin tıklayınız.

Sivil Savunma Birimi

Sivil Savunma faaliyetleri hakkında bilgi edinmek için tıklayınız .

Bize Ulaşın

Telefon: 0284 212 09 01 0284 225 30 94

fax: 0284 214 70 64

e posta: edirnedef@maliye.gov.tr